top of page

İnsan ile Vicdan!

 

Vicdan gerekli midir? Bravo insanlık! Bunu da sordun işte!. Hayat Bilgisi dersinde anlatılmıştı gerçi, ama dersteki gibi vermedi hayat kendi bilgisini. Bunca savaş, bunca keşif, bunca icat ve gelinen nokta; vicdan gerekli miymiş! Cevap veriyoruz: “Değildir!” Bu sorunun sorulduğu yerde gereken tek şey, fonda kötü adam kahkahalarıdır!

 

İçinde bulunduğumuz büyük kırılma ilk çıtırtılarını çıkarmaya başlamadan önce “iyi” ile “kötü” arasındaki savaşta, “iyi”nin yanında yer alma gerekliliği genel eğilimmiş. Yoldaki yaralıyı arabasının döşemelerinden daha çok önemsemek normal, görmezlikten gelmek kahpelikmiş. İyilik eden iyilik bulur, kötülük eden ettiğiyle kalırmış… Bu kadar basitmiş!

 

Şimdi ise sis var. Bir sonraki kuşağa niçin iyi kalpli olmamız gerektiğini anlatıp anlatamayacağımızdan emin değiliz. Yardımsever olmanın, fedakar, dürüst, namuslu olmanın niçin “iyi”, aksinin niçin “kötü” olduğunu açıklayabilmek giderek güçleşiyor. Ekonomik fayda sağlamayan duygular gerekliliğini yitiriyor. Paraya dönüştürülmeyen eylem, eylenmiş eylenmemiş kimsenin umurunda olmuyor. İşin içinde “fayda” yoksa, bu konularda ikna edici olunamıyor. Vakit kaybının telaşı, iyilik yapmanın hazzını her defasında dövüyor.

 

Bulmacanın yanından dünyaya sesleniyoruz: Böyle giderse önümüzdeki kuşaktan itibaren “başarılı olmak” ve “zengin olmak” arasında tanım farkı kalmayacak ve bu kavramlar birleşecek! Başarılı olmak eşittir zengin olmak, zengin olmak eşittir başarılı olmak olacak! Bu felakettir. Hayatı yoksulluklar içinde geçmiş büyük sanatçılara, yazarlara, bilim adamlarına ihanettir. İnsanlığa paradan öte kıymet, sahip olmaktan başka “olmak” bırakmamaktır. Bütün mevcudiyetimizin, değerlerimizin, kültürel temellerimizin içini boşaltmaktır. “İyi”nin paraya dönüştürülebildiği ölçüde “iyi” olduğunun düşünülmesi gelmiş geçmiş saçmalıkların en büyüğüdür. Asıl “sapık ideoloji” budur! Kocaman bir aptallığın aptal olmayanlara tanıdığı son yaşama şansını elinden almasıdır. Orhan Kemal fakir öldü ama kimse başarısız olduğunu düşünmedi. Büyük kırılma şimdi yaşanıyor. Böyle bir ortamda vicdanın gerekliliği elbette tartışılır.

 

Vicdanın gerekliliğinin tartışıldığı yerde  “vicdansızlar!” diye bağırmak hakaret mi sayılır?

©2020, imdatimdatimdat.com tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page